Merhaba…

ÖNSÖZ

Aslında bu bir kitap olacaktı. Bildiğimiz karton kapaklı, iyi-kötü bir kapak resmi olan, kitap kağıdına basılmış ancak hiçbir edebi değeri olmayan bir kitap. Tanınmış bir yazar olmadığım için (hatta yazar bile olmadığım için) herhangi bir yayınevinin peşimden koşması doğal olarak beklenen bir durum değil. Dolayısıyla imkanlarım çerçevesinde tüm masrafları karşılayarak benim bastırmam konusu gündeme geldi. Biraz araştırma sonrasında bu durumun da gerçekleşmesinin zor olduğunu anlayıp, yazdıklarımı (ya da yazmaya çalıştıklarımı) bu şekilde bir web sitesi üzerinden paylaşmaya karar verdim. O yüzden fiziksel olarak ortaya çıkmasa da "kitap" olarak adlandırmayı uygun gördüm. Belki de bu şekilde daha iyi oldu. Aklıma geldikçe yeni hikayeler ekleyeceğim ve "yaşayan" bir kitap ortaya çıkacak. Düşünsenize, her yeni hikaye eklendiğinde “Güncellenmiş Yeni Baskı”.

Bu kitabın içinde yer alan tüm kısa hikayeler hayatımın belli dönemlerinde yaşadığım olaylardan derlendi. Hepsi arkadaş ortamında sohbet ederken anlatılmış gibi yazıldı. Kimi güldüren, kimi hüzünlendiren kimi ise heyecanlandıran bir sürü hikaye. Ortak özellikleri ise “Yaşanmış” olmaları. Yaşanmış derken, bazı hikayelere ufak dokunuşlar yaptım. Hani “Bu olay böyle yaşansa daha güzel olurdu” cinsinden. İngilizcede “Wishful thinking”, Türkçede ise genelde yanlış kullanılan  “hüsnükuruntu” (TDK’na göre “herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma” anlamına geliyor) ya da “temenni” gibi. Ama sonuçta hepsi gerçek ve yaşanmış olaylar.

Hikayelerde belli bir kronolojik sıralama yok, aklıma geldikçe yazdığım için olamadı. Bunun yanında herhangi bir kategori sıralaması da yok. Yalnızca kendimce belli bir konu çerçevesindeki hikayeleri belli başlıklar altında topladım. Dolayısıyla kitabı baştan sona doğru okumanıza da gerek yok. İstediğiniz yerden başlayın, istediğiniz yere atlayın, başa dönün, sona gidin fark etmez. Mutlaka sizi güldürecek, heyecanlandıracak belki biraz hüzünlendirecek bir hikaye bulacaksınız.

Hikayelerde adı geçen kişiler gerçek kişiler. Ancak isimlerini değiştirerek kullandım, yani isimler gerçek değil. Öylesine gelişigüzel kullanılmış Muhittin, Aysel, Osman, Nazan gibi isimler. Benim için eğlenceli, ancak hikayede adı geçen kişiler tarafından bazı noktalarda rahatsız edici olabileceğini düşündüğüm için bu şekilde kullanmanın daha uygun olduğu sonucuna vardım.

TEŞEKKÜR

Öncelikle koro çalışmaları sonrasında, yoğun trafikte Anadolu yakasına geçerken, sadece sohbet olsun diye aklıma geldikçe anlattığım hikayeleri bıkmadan, usanmadan dinleyen, sonrasında ısrarla "Bunları yazsana, bunlardan kitap olur" diye beni cesaretlendiren sevgili Çiğdem'e, yaşadığım olaylarda adı geçen, tanıdığım, tanımadığım ama bir şekilde hikayenin kahramanlarından biri olmuş herkese sonsuz teşekkürlerle...

İyi ki hayatımın belli dönemlerinde karşıma çıkarak bu kitabın ortaya çıkmasına katkıda bulundunuz.