BÜYÜKLERİNİZE SAYGILI DAVRANIN!
Oldum olası yaşımı pek göstermem. Olduğundan daha genç göstermenin avantajlı olduğu kadar dezavantajlı yönleri de vardır. Bazen kolaylık sağlarken, bazen işleri zorlaştırır.
Hesaplarımın olduğu banka şubesindeyim. Yapmak istediğim şey çok basit. Bankadaki hesaplarımdan biri ATM kartımda görünüyor, ancak internet üzerinden göremiyorum ve onun kullanıma açılmasını istiyorum. Yapılması gereken şey ise banka görevlisinin önündeki ekranda bir kutucuğa işaret koyması, hepsi bu.
Sıra numarası alıp beklemeye başladım. Çok yavaş ilerliyor, önümde en az 10 kişi var. Ara sıra bankanın “hatırı sayılır” müşterileri gelip öncelikli sıra numarasıyla önümüze geçiyor. Neredeyse yarım saattir sıra bekliyorum. Çalışan bir hanım diğerlerine göre biraz yavaş. Diğer memurlar iki kişinin işini bitirirken bu hanım daha birinciyi bitirmemiş oluyor.
En az kırk dakika bekledikten sonra sıra bana geldi. Ne yazık ki ağır çalışan hanıma derdimi anlatmam gerekiyor. Durumu ilettim, hesabın internet şubesinde görünmediğini belirttim. Daha önce defalarca şubeye gittiğim ve tanındığım halde kimlik doğrulama için kimlik kartım talep edildi. Kimlik doğrulama da tamam.
Ben — Bakın, şu hesabım internet şubesinde görünmüyor, zaten kırk dakikadır bekliyorum. Şunu hemen yapar mısınız?
Hanım — Tamam, yapıyorum. Oldu, hallettim cep telefonunda mobil uygulamadan kontrol edebilirsiniz.
Ben — Güvenlik açısından mobil uygulama kullanmıyorum, eğer yaptıysanız dönünce bilgisayar ile bağlanıp bakacağım.
Hanım — Hiç merak etmeyin, şu anda görünmesi lazım.
Teşekkür edip bankadan çıktım, arabaya binip eve döndüm. İlk yaptığım şey banka hesabının internette görünüp görünmediğine bakmak. Olamaz! Hesap görünmüyor. Boşu boşuna o kadar bekledikten sonra yine bankaya gitmek zorundayım.
Bankaya tekrar gittim, sıra numarası aldım ve biraz gergin bir şekilde beklemeye başladım. Bu kez yirmi dakika kadar bekledim ve yine aynı hanımın karşısına geçtim.
Ben — Yaptığınızı söylediniz ama hiç bir değişiklik yok, alt tarafı bir kutucuğa işaret koyulacak.
Hanım — Ne olacak ki, hata yapmışım, olmamış.
Ben — Hanımefendi, siz hata yaptınız diye ben bir sürü zaman harcayıp iki kez arabayla buraya kadar gelmek zorunda kaldım. Biraz dikkatli çalışsanız nasıl olur?
Hanım — Bakın beyefendi, ben kırkbir yaşındayım, lütfen büyüklerinizle saygılı konuşun.
Ben — (kendimden emin bir şekilde) Önünüzdeki ekranda benim doğum tarihimi görüyorsunuzdur, lütfen bakıp benim yaşımı hesaplar mısınız?
Hanım — Beyefendi, saygılı olun lütfen.
Birden görevli hanımın yüzü değişti. Yaşı benden küçükmüş.
Ben — Hanımefendi, kırkbir yaşında benden yaşlı gösteriyor olabilirsiniz, ama lütfen öncelikle siz büyüklerinizle saygılı konuşun.
İşlemi tekrar yaptığını söyledi ve kontrol etmemi istedi. Bankadan ayrılıp tekrar eve döndüm. İnternet şubesinden hesabın görünüp görünmediğini kontrol ettim. Hesap yine görünmüyor!
Şansımı telefon ile müşteri hizmetleri üzerinden denemeye karar verdim. Her ne kadar bu tip işlemler şubeden yapılıyorsa da durumu anlatınca karşımdaki kişi hesabı aktif hale getirdi. Anında internet şubesi üzerinden baktım ve hesaba ulaşabildiğimi gördüm. Teşekkür edip telefonu kapattım.
Neymiş, insan büyükleri ile saygılı konuşmalıymış...