PENCERE ÖNÜNDEKİ KUMRU
Şişli’deki evimin ön tarafı güneye bakardı. Sabah erken saatlerden akşama kadar güneş alırdı. Tam pencere önünde ise uzun saksıların eninin tam oturduğu bir boşluk ve dış tarafında parmaklık vardı. Doğal olarak gün boyu güneş aldığı için bu boşluğu yıllar boyu çeşitli tarım faaliyetleri ile değerlendirdim. Cherry domates, tatlı sivri biber, marul yapraklı fesleğen benim gözde bitkilerimdi. Bir ara Şişli Organik Pazar’dan aldığım cherry domateslerin çekirdeklerini kurutup sonrasında ekerek 8-10 adet ürün aldığım bile oldu.
Pencere önündeki saksılar kuşların, özellikle kumruların da ilgisini çekiyordu. Orayı diğer yerlere göre daha rahat veya güvenli buluyorlardı herhalde.
Bir akşamüstü saksılardan birinde bir kumrunun oturduğunu gördüm. Pencere kenarına gelince beni fark etti ve uçup gitti. Yarım saat sonra baktığımda yine oradaydı. Beni görünce uzaklaştı ancak tekrar geldi. Galiba bir yuva hazırlığı içindeydi ama ortalıkta taşıyıp getirdiği dal parçası, yaprak gibi malzemeler yoktu.
Akşam saatlerinde yağmur başladı. Kumru ise hala aynı yerde oturuyordu. Pencereyi açtım, ancak bu kez kaçmadı. Korkarak yüzüme baktı ve biraz hareket etti. O anda kumrunun altında bir yumurta gördüm. Galiba yuva yapacak zamanı yoktu ve yumurtası için en güvenli yer olarak benim saksıyı seçmişti. Yoğun yağmur altında kıpırdamadan oturmaya devam ediyordu. Evime ortak olmasını tercih etmediğim misafir iyice yerleşmişti.
Bu noktadan sonra görevim misafiri kabullenip konforlu bir ortam hazırlamak oldu. Bir poşeti kesip tam kumrunun üzerine pencere ve parmaklık arasına gererek branda şeklinde yerleştirdim. Artık üzerine yağmur gelmiyordu. Kumrunun önüne biraz ekmek kırıntısı ve muhabbet kuşumun yemlerinden koyup uzaklaştım.
Ertesi sabah baktığımda kumru yoktu ancak yumurta yerinde duruyordu. Evden çıkıp işe gittim. Döndüğümde kumru yine yumurtanın üzerinde oturuyordu. Önüne yine biraz ekmek kırıntısı ve yem koydum. Yaptığım branda tarzındaki düzenek kumruyu ve yumurtasını hem yağmurdan, hem de güneşten koruyordu. Bu şekilde iki gün geçti. Sabahları kumru ayrılmış oluyordu, akşamları ise yumurtanın üzerinde.
Bir akşam döndüğümde saksıda ne kumru vardı ne de yumurta. Anladım ki kumrunun orada olmadığı bir anda yumurta kargalara yem olmuş. Üzüldüm, ama ne yazık ki doğanın kanunu bu şekilde işliyor.
Kumru bir daha gelmedi. Ama benimle beraber olduğu süre içinde kendisini elimden geldiğince konforlu bir şekilde ağırladığıma inanıyorum.