PATLAMIŞ MISIR

PATLAMIŞ MISIR

Lise sondayım. Bahar ayları gelmiş, havalar ısınmaya başlamış ve içimiz kıpır kıpır. O hafta sonu sınıf arkadaşlarımdan birkaçı ile sinemaya gitmeye karar verdik. Şişli Site sinemasında şimdi adını  hatırlamadığım bir filme gideceğiz. Sinema önünde buluştuk. Filmin başlamasına daha 1 saatten fazla var. Önce bir şeyler yemeye karar verdik. Sinemanın birkaç bina yanındaki Kristal büfeden ıslak hamburger ve ayran ile öğle yemeği faslı bitti. Filmin başlamasına da yarım saat kalmıştı.

Sinemaya doğru yürüdük. Tam sinemanın önünde tekerlekli arabası üzerinde tüp gaz ve kapalı bir elek ile mısır patlatıp satan biri vardı. Almaya karar verdik. Adam kese kağıdına mısırları doldurup sıra ile hepimize vermeye başladı. Ben durur muyum? Bana verilen mısırları alır almaz “Abi, bu mısırlar patlak!” dedim. Ne de olsa patlamış mısır değil mi? “Patlak” kelimesinin olumsuz etkisinden olsa gerek “Hemen değiştireyim delikanlı” deyip elime yeni bir kesekağıdı tutuşturdu…