ÇİÇEK VE ŞOKOLÂ

ÇİÇEK VE ŞOKOLÂ

Bodrum’da çalıp söylediğim dönemler, 1989 yazı. O dönemlerde Bodrum’da görüştüğüm genç bir aile var. Ailece turizm konusunda çalışıyorlar. Genellikle Pazar günleri Bodrum civarındaki koylara denize girmeye gidiyoruz.

Yine bir Pazar günü beni aldılar ve koylardan birine doğru yola çıktık. Orada uzaktan akrabaları bir hanım ile buluşup günü beraber geçireceğiz.

Yanlış hatırlamıyorsam Ortakent civarı bir yerde buluştuk. Yaşı ilerlemiş ama çok güzel bir hanım. Şezlong üzerinde uzanmış, güneşleniyor. Güneş altında renk değiştiren gözleri ve yaşına göre pürüzsüz denecek kadar düzgün bir cildi var. Hareketleri estetik,  konuşması nazik. Karşısındakine “siz” diye hitap ediyor. Hanımın adı “Feriha Tevfik”. Yani ilk Türkiye güzeli. 1929 yılında Cumhuriyet Gazetesinin düzenlediği bir yarışmada birinci seçilmiş. Daha sonra sinema ve tiyatroya geçiş yapmış.

Öyle güzel anlatıyor ki bitmesini istemiyor insan. Oynadığı filmler, tiyatro oyunları, hobileri. Bana söylediği en güzel cümle ise bir öğüt niteliğinde “Kadınları mutlu etmek için iki şey gereklidir, çiçek ve şokolâ”.

Gün bitti, ayrıldık. O günden sonra bir daha hiç karşılaşmadık. 2 sene sonra da gazetede beyin kanaması sonucunda hayata veda ettiğini okudum. Işıklar içinde uyusun...