ŞAMPUANIM ÇALINDI!

ŞAMPUANIM ÇALINDI!

Yaz aylarında çalıp söylerken kısa bir Kemer/Antalya geçmişim de oldu. Çok değil 2 ay kadar. Yaz başında Kemer’e gidip iyi kötü çalıp söyleyen bir arkadaşım beraber çalışmayı teklif etti. Bir süre düşündükten sonra denemeye karar verdim. Eşyalarımı toplayıp Kemer’e gittim.

Öncelikle kalacak yer işini halletmemiz lazım. Kemer içinde çeşitli pansiyonlara bakıyoruz. Fiyatı uygun olmalı, merkeze yakın olmalı, yürüyerek çalacağımız yere gidip gelebilmeliyiz. Ne kadar çok kriter var.

Sonunda apartman dairesinden bozma, ortak mutfak ve banyosu olan bir pansiyona yerleşmeye karar verdik. Alt ve üst katlar da aynı şekilde kullanılıyor. Bulunduğumuz kattaki banyo meşgul ise diğer katlardaki banyoları kullanabiliyoruz. Pansiyonda hızlı bir konaklama trafiği var, gelenler bir iki gün kalıp ayrılıyorlar. Yerine yenileri geliyor.

Gündüz saatleri genelde deniz, kum, güneş ile geçiyor, geceleri de çalıp söylüyoruz. Yine bir deniz sefası sonrasında akşam programı hazırlığı için duş yapmam gerekiyor. Havlumu ve daha yeni aldığım hiç kullanılmamış şampuanımı alıp ortak banyoya yöneldim. Banyo doluydu. Üst kattakini kullanmaya karar verdim. Duş işi bitti, odaya geri döndüm.

Aradan bir saatten fazla zaman geçmişti. Şampuanımı üst kattaki banyoda bıraktığımı fark ettim ve üst kata çıktım. Yeni şampuanım banyoda duruyordu ancak yarısından fazlası kullanılmıştı. Ortalıkta duran sahipsiz bir şampuan, pansiyonda kalan onlarca kişi, kimbilir kimler kullandı. Sizin malınız değil ki, neden kullanıyorsunuz? Kalan şampuanı alıp odaya döndüm.

O anda aklıma bir hinlik geldi. Hemen caddenin karşısındaki eczaneye koşup bir tüp Lapiden aldım. Tüpün tamamını şampuanın içine sıktım, biraz su ekleyip çalkaladım. Tekrar üst kata çıkıp şampuanı “unutulmuş” gibi banyoya bıraktım.

Ertesi sabah üst kattaki banyoya gittiğimde “katkılı” şampuanım yerinde değildi. Birileri almış. Büyük bir ihtimalle o sabah pansiyonu terk edecek kişilerden biri.

Şampuanımı alan kişinin kalan tatili nasıl geçti bilmiyorum ama pek iyi olmasa gerek...