YOL TARİFİ
Yaz aylarında Bodrum’da gitar çalıp şarkı söylediğim dönemler… O zamanlar şimdiki gibi değil, Bodrum’da 50 cafe-bar varsa, en az 30’unda canlı müzik var. Gitar çalıp şarkı söyleyenler çok tutuluyor. Geceleri en az 3 saat çalıp söylüyorum, gündüzleri ise bazen denize giderek, bazen de arkadaş tezgahlarını ziyaret ile geçiyor.
Yine bir tezgah ziyareti. Duvara asılı şekilde Bodrum konseptli t-shirt satan bir arkadaşım. Bir yandan çay içip sohbet ediyor, bir yandan beraberce satış yapıyoruz.
Tam tezgahın önünde bir turist Bodrum’un yerlisi olduğunu tahmin ettiğim gençten birine gitmek istediği yerin tarifini soruyor. Aralarındaki diyalog İngilizce geçiyor ancak Bodrum’lu gencin İngilizce’si pek yeterli değil.
Turist — Hello my friend, how can I go to “…” Would you please give me the directions?
Bodrum’lu Genç — From here go, go, go önce turn left, sonra go, go, go. You will see Halkbank. It is Halkbank karşısında.
Turist şaşkın bir şekilde gencin yüzüne bakıyor, hiçbir şey anlamıyor ve tekrar soruyor.
Turist — I can’t get it, give me the directions please.
Bodrum’lu Genç — Söyledim ya, go, go, go turn left, sonra go, go you will see Halkbank.
Tam bu noktada Bodrum’lu genç, turistin “Halkbank” kelimesini anlamadığını farkediyor ve devam ediyor.
Bodrum’lu Genç — You will see Halkbank, yani HELKBENK, you will see HELKBENK…
O anda arkadaşımla göz göze geliyoruz ve gözlerimizden yaş gelene kadar dakikalarca gülüyoruz…