ŞANSSIZ PLAKA

ŞANSSIZ PLAKA

Galiba üniversitenin ilk yılı. Evimizin olduğu sokakta arabalar çift taraflı park ediyor. Her gün aynı sokakta yürüyünce mahalleye ya da sokağa ait arabalara aşina oluyoruz. Bazen de Osmanbey tekstil piyasasının arabaları bizim sokağa park ediyorlar. Kendi bölgelerinde park yeri bulmaları nerdeyse imkansız. İşte o arabalar hemen göze çarpıyor. Bizim sokağın sakinlerinden birine ait değil.

Ara sıra bizim sokağa park eden bembeyaz bir araba var. Her daim pırıl pırıl yıkanmış durumda. Plakası ise 34 BNE XX gibi bir şey. Haftada bir iki kez görüyorum. Sabah erkenden bırakılıyor, akşam iş saati sonrasında gidiyor.

Aklıma bir muzurluk geldi. Evdeki alet çantası içinden siyah elektrik izolebantını buldum. Yaklaşık 10 santimetrelik bir parça kestim. Aşağı inip beyaz arabanın arka plakasındaki harflerin başına “I” harfi oluşturacak şekilde yapıştırdım. Yani plaka 3 değil 4 harfli oldu. Yaparken bile gülmekten zor nefes alıyordum.

Ertesi gün beyaz araba tekrar geldi, plakasında bir değişiklik yoktu. Benim yaptığım gibi duruyordu yani. Tahmin ediyorum ki 3-4 gün kadar arkasından gelen arabaların sürücülerini güldürerek İstanbul caddelerinde gezdi. Her ne kadar tanımasam da, beyaz arabanın  sahibinden seneler önce yaptığım masum şaka nedeniyle özür dilerim.